1.) Uyuşturucu madde ne demektir?

Yunanca uyku anlamında ki ‘narke’ den gelen ve İngilizce’ye ‘narkotik’ olarak geçen uyuşturucu sözcüğü, uyuşturma özelliği olan, uyuşturan anlamına gelmektedir.

Uyuşturucu madde kavramı genellikle uyuşturma özelliğine sahip maddeleri ifade etmektedir. Keyif veren, kışkırtan, uyanıklık sağlayan maddeler içinde kullanılmaktadır.

Uyuşturucu maddeler merkezi sinir sistemini etkileyerek kullanan kişinin ruhsal ve fiziksel dengesini bozan; bu kişide fiziksel ve ruhsal bağımlılığa yol açan; kişisel ve toplumsal yönden ekonomik ve sosyal çöküntü oluşturan maddelerdir. Başka bir deyimle küçük bir miktarı, beden ve zihin üzerinde, önemli değişiklikler yaratan maddelerdir.

Uyuşturucu her insanı farklı etkiler. Tıbbi amaç ve doktor kontrolü dışında kullanılan uyuşturucular kişinin fiziksel, zihinsel, duygusal ve sosyal alanda zarar görmesine neden olmaktadır.

 

2.) Uyuşturucu madde kullanım nedenleri nelerdir?

Kişiler uyuşturucu maddeyi; tıbbi nedenlerden, eğlenmek, can sıkıntısından kurtulmak, gevşemek, stresle başa çıkmak, ailedeki huzursuzluklardan kaçmak, arkadaşı kullandığından, uykuya dalmak istediğinden, gerçeklerden kaçmak, duyguları bastırmak, meraktan, otoriteye baş kaldırmak, bazı çevrelerden kabul görmek, bilinç halinde değişiklik yaratmak ve pek çok başka nedenden dolayı kullanır.

Nüfusun çok ve  fiziksel şartların kötü olması kişiyi uyuşturucu kullanımına iten etkenlerdendir. Suç işleme oranı yüksek olan ortamlarda madde kullanımı da yüksektir. Bu ortamlarda maddeye ulaşım kolay olacağı için kişide kullanım riskini artırmaktadır.

 

3.) Uyuşturucu maddenin zararları nelerdir?

Bir uyuşturucunun yaratacağı etkiler, kullanılan miktar, psikolojik durum, ortam, bireyin biokimyası, uyuşturucuya dayanıklılığı, fiziksel bağımlılık seviyesi ile uyuşturucunun vücuda nasıl alındığı gibi çeşitli unsurlara bağlıdır.

Uyuşturucu madde kullanımı kişide fiziksel ve duygusal sağlığı bozmakta, etrafı ile uyumlu bir ilişki kurmasını engellemekte, enerji veriyor gözükse bile zaman içinde kişinin enerjisini tüketmekte ve vücuda olduğu gibi zihne de zarar vermekte, akıl ve iradeyi işlemez hale sokmaktadır.

Beyin ve akıl sağlığının en büyük düşmanı uyuşturuculardır. İleri aşamada; delilik, erken bunama, hafıza kaybı, hayal görme veya olmayan sesleri duyma, sayıklama ve saçmalama gibi zararları vardır.

Vücudumuzun tüm organları üzerinde etkileri vardır. Bunların başlıcaları; sindirim sistemi bozukluğu, karaciğer ve böbreklerin tıkanması, nefes darlığı ve kalp sıkışmaları, kan hücrelerinde şekil ve miktar değişikliği, kanın pıhtılaşması ve kangrenlerdir.

Ayrıca; AİDS, frengi, Hepatit C, verem ve benzeri bir çok ölümcül hastalığın yayılmasında en büyük etkendir.

 

4.) Bağımlılık nasıl oluşuyor?

Uzun süre alınan uyuşturucular zamanla etkisini kaybetmekte ve kişi aynı etkiyi alabilmek için uyuşturucudan daha fazla miktarda kullanma zorunluluğu hissetmektedir. Bünye, etkilenmeden daha fazla uyuşturucuyu kaldırabilir. Bazı uyuşturucular diğerlerine kıyasla daha kısa sürede dayanıklılık geliştirilmesine yol açar. Kişinin kullandığı madde üstünde kontrolünü kaybetmesi ve onsuz bir yaşam sürememeye başlaması bağımlılık yaratır. Genellikle uyuşturucu kullanımı dört aşama sonrası bağımlılığa dönüşmektedir. İlk aşama deneme amaçlı kullanım; ikincisi duygu durumundaki değişiklikleri arzulamak; üçüncüsü zararlı ve sürekli kullanım; dördüncü aşama ise bağımlılıktır.

Herkes bağımlı olabilir. Madde kullanımının irade ile ilgisi yoktur. Çoğu insan;‘ istediğim zaman bırakırım’  veya ‘ iradem çok güçlü bağımlı olmam’ gibi düşüncelerle bu işe başlayıp bağımlı olmuşlardır.

Uyuşturucu kullanımı kesildiğinde kişiler ‘yoksunluk sendromu’ yaşamaktadır. Bu sendrom: kusma, titreme, sinirlilik hali ve kas seğirtmeleri olarak ortaya çıkmaktadır. Yoksunluk sendromu tehlikeli olabilmekte ve tedavi için dozu doktor kontrolü altında azaltılmalıdır.

 

5.) Çocuğunuzun uyuşturucu kullanıp kullanmadığını nasıl anlarsınız?

Çocuklarınızın deneme amaçlı veya duygusal durumdan dolayı uyuşturucu kullanımını anlamanız zor olmaktadır. Genellikle çocukların uyuşturucu kullandığını anlamak daha ileri bir aşamada gerçekleşmektedir. Eğer çocuğunuz davranış değişiklikleri sergiliyor ise bu değişikliklere ait nedenleri mutlaka bulmanız gerekmektedir. Her değişiklik uyuşturucu ile bağlı olmayabilir ancak etrafında uyuşturucu kullanan arkadaşları var ise bu konuda kendisi ile mutlaka ilgilenmeniz ve davranış değişikliğin derinlerine inmeniz gerekmektedir.

Değişiklikler şu şekilde olabilmektedir; okulda devamsızlık veya sınıfa geç girme, ders notlarında düşüşler, okula ilişkin olumsuz tavırlar, spor faaliyetlerinden vazgeçme, arkadaşlarından uzaklaşma başka arkadaş gruplarına katılma, tuhaf telefon görüşmeleri, içine kapanık olma veya tam tersi eskiye göre dışa dönük olma, duygusal durum bozuklukları, hayatı umursamaz olmak, unutkanlık ve konsantre bozukluğu yaşamak, ev içersinde para gibi değerli eşyaların kaybolması, aynı şekilde uçucu maddelerin ortadan kaybolmasıdır. Fiziksel değişiklikler ise; kızarmış gözler, kilo kaybı, sinirlilik, uyku bozukluğu, yorgunluk veya aşırı hareketlilik.

Tekrar belirtmek isteriz ki; davranış değişiklikleri uyuşturucu kullanımıyla ilgisi olmayan sorunlardan kaynaklanıyor da olabilir, bunların derinlerine inilip incelenmesi çok önemlidir.

En kolay yol çocuğunuzdan alacağınız bir saç veya idrar  örneğinin laboratuvar ortamında analiz ettirmektir.

 

6.) Çocuklar neden uyuşturucu kullanır?

Üzülerek belirtmemiz gerekiyor ki uyuşturucu kullanım yaşı ilkokul çağına kadar inmiş durumdadır. Genellikle kullanım nedeni ise sorunları çözmek veya baskı altından kurtulmak içindir.

Anne ve babaların çalışıyor ve çocuklarına yeterli zamanı ayıramıyor olması en büyük etkendir. Çocuklar iyi vakit geçirip eğlenmek isterler.  Meraklıdırlar ve can sıkıntısı duymak istemezler. Onlar için uyuşturucular gerçeklerden kaçış yoludur. Bundan dolayı gevşemek ve gergin durumlarda sakinleşmek amacıyla,  büyüklere duyulan üzüntü veya öfke duygusundan uzaklaştırmak veya flört çağındaki çocukların sıkılganlığını azaltmak ve gevşemek için kullanılır.

Arkadaş çevresinde uyuşturucu kullanımı var ise, onlara yakın olmak için ve onlar tarafından kabul görmek için de kullanılır. Uyuşturucu kullanan yetişkinlerin etrafta olması ve onlar gibi olma isteği çocukları uyuşturucu kullanımına itebilir.

Uyuşturucu kullanan çocuklardaki en büyük eksiklik ailedeki sevgidir. Onlara şefkatli bir şekilde yaklaşmalı ve sorunlarını dinleyip, çözmek için uğraşı vermeliyiz. 

 

7.) Bir ebeveyn olarak uyuşturucu kullanımını nasıl önlerim?

Öncelikle uyuşturucu maddeleri ile ilgili bilgiler edinin. Tartışma ortamı yaratıldığında gerçeğe dayalı bilgilerle konuşun.

Okul öncesi dönem; çocuklarınızın öğreteceklerinizi şartsız olarak kabul edecekleri bir dönem olup onlara her yönden örnek olmanız gerekmektedir. Evde bulunan zararlı maddeleri kendilerine tanıtmanız gerekir, ilaç kullanımında dikkatli olunması ve başkaları tarafından verilen ilacın kullanılmaması gerektiği öğretilmelidir. Kendi ile ilgili karar vermeyi bu dönemde öğretip, güven kazanmasını sağlayın. Beslenmenin önemini ve vücuduna saygıyı kendisine öğretin. Bu dönemde çocuklar sigara ve alkol kullanımı konusunda meraklı olup, bunun kesinlikle zararlı olduğunu ifade edip denemesine engel olun.

Okul çağı dönemi; çocuğun aileden uzaklaştığı bir dönem olup, aile kurallarını tam olarak öğrenmiş olduğundan emin olun. Sağlıklı olmanın önemini ve sağlıklı besinlerin neler olduğunu mutlaka öğretin. Sigara,  alkol ve uçucu maddelerin zararlarından bir konuşma ortamı yaratıp tartışın, gerekli bilgileri kendisine iletin. Çocuğunuza zaman ayırıp konuşurken onu dinleyin. Arkadaşlarına ‘hayır’ diyebilmeyi mutlaka öğretin.

Ergenlik döneminde ise; çocuğunuzun arkadaşlarını ve aileleri ile ilgili bilgiler edinin, mümkünse aileleri tanımaya çalışın, onları evinize davet edin. Sorumluluklarını kendisinin taşıması gerektiğini öğretin. Koymuş olduğunuz kurallardan şaşmayın. Madde ve bağımlılık konusunda açık bir şekilde konuşun, kişinin üzerinde olumsuz etkilerinden bahsedin. Çocuğunuzun oyalanabilmesi için spor ve sosyal faaliyetlere katılımını sağlayın.

Madde bağımlılığını engelleyici en önemli etken, aile bağlarının güçlü ve pozitif olmasıdır. Çocuklarınızın sorunu olması halinde onları sözleri bitinceye kadar dinleyin ve soğukkanlı bir şekilde ona destek olarak sorunu çözmeye çalışın.

 

8.) Öğrencilerimin madde kullanımını nasıl önlerim?

Öğretmen olmak sadece öğrencilere eğitim vermek demek değildir. Çoğu vaktinizi öğrencilerle geçirdiğinizi düşünecek olursak, onların geçici olarak anne ve babası konumunda bulunmaktasınızdır. Bundan dolayı en önemli şart onlara okul içersinde iyi örnek olmanızdır.

Sigara kullanıyorsanız okul içersinde, öğrencilerinizin gözleri önünde sigara kullanımını sınırlayın. Mümkün olduğunca sigaranın zararlarından çocuklara söz edin. Sizinle konuşmak istedikleri taktirde elinizdeki işinizi bir kenara bırakın ve bütün dikkatinizle onları dinleyin. Anlattıkları konu ile ilgili soru sorun, daha derinlere inmeye çalışın ve ona ilgi gösterdiğinizi hissettirin. Madde bağımlılığı konusunda hazırlıklı olun ve öğrencilerinizin sorularına doğru cevap verin. Çocukların yaşlarına göre onlara  konu ile ilgili doğru bilgiler verin. Arkadaşların zoru ile madde kullanımına teşvik ediliyorsa, ona hayır demeyi öğretin. Arkadaş baskısı sonucu hayatının nasıl değişebileceği ve olumsuz sonuçlarla karşılaşabileceği gerçeğini anlatın.

Öğrencinize, gelen baskılara rağmen mutlaka hayır diyebilmesi, bahaneler uydurması ve konuyu değiştirerek, mümkün olduğunca o ortamdan uzaklaşması gerektiğini söyleyin.

Öğrencinizin davranışı ile ilgili hemen kendisini yargılamayın. Davranışının başka nedenleri olabilir. Bu nedenleri soru sorarak öğrenmeye çalışın. Çocuğun kendisini sorulara kapatması halinde ona güven verin ve tekrar size gelebileceğini belirtin. Mümkün olduğunca öğrenciniz ile kontağı koparmamaya çalışın. Örenciniz zaman geçtikçe size güveni artacak ve sizinle iletişim kurmaya çalışacaktır. Bu durumda onu yargılamayın, yaptığının olumsuz sonuçlarını, nelere yol açtığını anlamasını sağlayın. Öğrenciniz yanlışları kendi görüp hayatı hakkında olumlu kararı kendisi verebilecektir.

 

9.) Madde kullanan öğrencime nasıl yaklaşırım?

Sigara kullanan öğrencinizi yakalamanız halinde sakin olmaya çalışın. Ona okul kurallarını sakin bir dille tekrarlayın. Okul kuralların size ait olmadığını, yönetmenlikve sağlığı gereği sigara içmemesi gerektiğini hatırlatın. Amacınızın ona destek ve yardımcı olmak olduğunu belirtin.

Öğrencinizin madde kullanımı etkisinde olması halinde kendisi ile boşuna konuşmaya çalışmayın, etki altında olmasından dolayı düşünme ve hareket etme becerileri yavaşladığından dolayı sizi anlamayacaktır.  Öğrencinizi sakin ve sessiz bir ortama götürüp onu yalnız bırakmamaya çalışın.

 

Öğrencinizin bilincini kaybetmesi halinde onu yan yatırın ve nefes alıp almadığını kontrol edin. Acil servisi arayın ve kullanmış olduğu ilaçları belirlemeye çalışın. Bunları acil servis doktoruna iletin ve ailesine haber verin.

 

10) Madde kullanan arkadaşıma nasıl yaklaşırım?

Arkadaşınızın madde kullanımından eminseniz ve ona yardımcı olmak istiyorsanız, öncelikle madde kullanımı ile ilgili doğru bilgiler edinin. Arkadaşınızın alkol veya madde kullanımı yüzünden ortaya çıkan belli problemlerin bir listesini yapın ve arkadaşınız ayık durumdayken bu listeyi okumasını sağlayın. Problem hakkında arkadaşınız ile açık ve dürüst bir şekilde konuşun. Sizinle konuşmak istemese bile içinde bulunduğu zor durumdan onu kurtarmak için inatçı olun. Arkadaşınızın reddetmesine ve karşı gelmesine rağmen ısrarcı olun. Gözünüzün önünde arkadaşınızın eriyip gitmesine müsaade etmeyin.  Sakin bir şekilde problemin derinlerine inmeye çalışın. Ayık olduğu zaman ile madde etkisi altında olduğu zamanlarla ilgili örnekler verin ve aradaki farkı vurgulayın.

Israrınız sonucu kendisine yardım etmek istediğinizi anlayacak olan arkadaşınız size sorunlarından bahsedecektir. Arkadaşınızı tedavi merkezlerine yönlendirin. Sizin onu umursamış olduğunuzu görmesi tedavi olma isteğini doğuracaktır.  Tedavi sırasında kendisine karşı şefkatli ve sabırlı olun. Arkadaşınıza destek olun ve özgüvenini tekrar kazanmasını sağlayın. Gerekiyorsa grup tedavilerine arkadaşınız ile birlikte katılın.

 

11) Alkolün vücuda zararları nelerdir?

Merkezi sinir sistemini baskılayan etil alkol kişiyi gevşetir ve beyindeki kontrol merkezlerini de baskıladığı için kendimizi kontrol etme yeteneğimizi azaltır. Ne kadar çok alkol alınırsa vücudumuz o kadar uyuşur. Konuşmamız ve kaslarımız arasındaki bütünlük bozulur. Söylediklerimizi unutur ve aynı konuyu birkaç kere tekrar etmeye başlarız. Aşırı miktarda alınan alkol uykuya ve bazı durumlarda beyindeki yaşamsal merkezleri ileri derecede baskılayarak, yaşamı tehdit eden bir komaya neden olabilir.

Alkolün büyük bir bölümü ince bağırsakta emilse de ağız, yemek borusu ve midede de az miktarda emilir. Eğer mideniz boşsa alkolün büyük bir bölümü hızla emilerek kana geçer. Buradan da hızla bütün vücuda dağılarak, hücre içi de dahil su bulunan her yere taşınır. Alkolün zehirli etkisinden bu dağılım sorumludur. Alkol, hamile kadınlarda bebeğe ve emziren kadınlarda anne sütünden geçer.

Alkol deriye en yakın olan kan damarlarını genişleterek başlangıçta sıcaklık duygusu yaratır. Nabzı hızlandırır, idrar söktürücü etkisiyle daha fazla idrar yapılır, midede ise asit salgılanmasını artırır. Karaciğerde yağlanmaya ve büyümeye neden olabilir.

Uzun süreli alkol kullanımı bacaklarda ve vücudun diğer yerindeki kaslarda tahribata neden olabilir. Özellikle kalp kasları üzerinde etkileri vardır. Kalp ve damar hastalıklarına neden olmaktadır.

Alkoliklerde kalp ve damar hastalıklarından sonra en sık ölüm nedeni kanserdir. Alkol kullanmayanlara göre kansere yakalanma olasılıkları oldukça yüksektir. Bunlardan bazıları gırtlak , yemek borusu, mide ve pankreas kanserleridir.

 

12) Alkolizm nedir?

Alkolizm bir hastalık olup, kişi istenmeyen sonuçların varlığına rağmen sürekli alkol içme isteğine karşı koyamamaktadır.  Alkol bağımlılığı, alkolün etkilerine ruhsal olarak gereksinim duyduğumuz anlamına gelir. Bu durumda kişi ailesine, arkadaşlarına ve işine verdiği zararlara rağmen içmeyi sürdürür.

Fiziksel alkol bağımlılığının belirtileri arasında, alkole dayanıklılığın giderek artması ve alkol kullanım kesildiğinde ya da ara verildiğinde yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması bulunur. Tekrar içki içildiğinde bu belirtiler ortadan kalkar. Yoksunluk belirtisi, baş ağrısı, uykusuzluk, mide bulantısı ve kusma olarak değişik şekillerde kendisini gösterir.

Aşırı alkol kullananlarda, alkol dayanıklılığı azalır ve daha düşük bir miktarda sarhoş oluyorlarsa, bu büyük olasılıkla hasara uğramış karaciğerin belirtisidir. Ayrıca yaşlanma ve sinir sisteminin etkilenmesinin de bir rolü olabilir.

 

13) Alkolizmde tedavi şekilleri nelerdir?

Tedavi için ön koşul kişinin alkolü tamamen bırakmasıdır, zira alkolün alınmasında devam edilmesi halinde hastalık ya çok az ya da hiç kontrol edilemeyecektir. İkinci koşul ise kişinin hasta olduğunu kabul etmesi ve iyileşme isteğinin olmasıdır.

Hasta alkolden arınma servislerinde tedaviye alınır ve yoksunluk sendromu açısından izlenir. Bu genellikle bir haftayı bulmaktadır. Yoksunluk sendromunun ortaya çıkması halinde doktor kontrolünde tedaviye devam edilmelidir. Bu süre içersinde ilaç kullanımı çoğu zaman gerekli olmaktadır.

Alkolden arındırmayı takiben, en önemli iyileştirme programı geçirilmesi gereken bir rehabilitasyon dönemidir. 3 – 4 hafta boyunca hastalığın özellikleri, bedene verdiği zararlar, içkinin sebep olduğu çeşitli sorunlar ve iyileşirken neler hissedildiği tartışılır. Bu süreçte ruhsal destek ve gerekirse tıbbi tedavi alınabilir. Tedavi şekli; günlük konuşma, film izleme, grup tedavileri, danışmanlık hizmetleri ve uğraş tedavileri olarak yapılmaktadır.

Alkoliklerde duygusal durumla ilgili şikayetler sıklıkla psikiyatrik hastalıklarınkiyle birbirine benzer. Eğer hastalığın psikolojik yönüyle ilgilenilmezse, hasta iyileşemez. Bu bakımdan alkol tedavisi yanında psikolojik tedavi de gerekli olabilmektedir.

İyileştirme programının başarısı tedavinin sonlanmasından sonra belli olacaktır. Alkol veya ilaç bağımlılığından kurtulmaya çalışan kişilere yönelik olarak, yaşamlarını sürdürebilmelerine ve hastalık eğer nüksederse, zamanında farkedebilmelerine yardımcı olabilmek için, tedavi sonrası programlara da katılmaları önerilmektedir.

 

14) Çocuğumun sigarayı bırakmasına nasıl yardımcı olurum?

Eğer ergen çocuğunuz sigara içiyorsa, bırakmak sadece çocuğunuzun elindedir. Ancak bu konuda kendisine yardımcı olabilmektesiniz:

Öncelikle çocuğunuzun neden sigara içmeye başladığını öğrenmeye ve anlamaya çalışın. Arkadaş baskısından veya sizin ilginizi çekebilmek amacıyla sigaraya başlamış olabilir. Kendisine sakin bir tavırla yaklaşın, tehditkar bir tavır takınmayın. Çocuğunuza sigarayı bırakabilmesi için neler yapabileceğiniz veya ne şekilde yardımcı olabileceğiniz konusunda açıkça konuşun.

Eğer kediniz sigara içiyorsanız hemen bırakmalısınız. Daha önce içmiş ve bırakmışsanız deneyimlerinizi çocuğunuz ile paylaşın. Sizin üzerinizdeki olumsuz etkilerden ve bırakma süresindeki zorluklardan bahsedin. İleri yaşlarda sigarayı bırakmanın daha zor olacağından bahsedin.

Çocuğunuza destek olun, bırakma süresindeki yapılması gerekenler hakkında bilgi verin. Sigara içme isteğinin doğduğu an sigara içmenin geciktirilmesi halinde içme isteğinin yok olacağını, bu süre zarfında bol bol su içip, derin bir şekilde nefes alıp ciğerlerini temiz tutması gerektiğini, sigaradan uzak durmak için başka uğraşılar edinmesi gerektiği ve sizinle konuşmak istediğinde her zaman hazır olacağınızı kendisine söyleyin.

Çocuğunuza bir liste hazırlatın ve neden sigarayı bırakmak istediğini yazdırın. Tekrar sigaraya başlamak istediğinde listeyi kendisine okutun. Sigarayı bırakma yolunun hemen bırakmak olduğunu, yavaş yavaş bırakılamayacağı bilgisini kendisine verin. Sigarayı bırakması halinde kendisini ödüllendirin.