Genellikle 3 yaşından itibaren, çocuklar cinsellikle ilgili sorular sormaya başlarlar. Kız-erkek ayrımını sezinlemeye başlarlar. Doktorculuk ve evcilik gibi oyunlar, bu konudaki meraklarını belli eder. Türk toplumuna, bu tip konuların konuşulması tabu gibidir. Çocukların sorduğu sorular geçiştirilir; koyu bir cinsiyet ayrımcılığı vardır. Bu durum, daha bebek doğmadan önce kendini renk seçimi ile belli eder. Kız çocuk doğacaksa pembe, erkek çocuk için mavi renkli kıyafetler, yatak takımları seçilir. Çocuklar biraz daha büyüdüklerinde, 3-4 yaşlarındayken, bebeklerin nereden geldiklerini merak ederler. Aile gene bu tür soruları geçiştirmeye çalışır. Çünkü, nasıl cevap vereceklerini bilememektedirler. Bu geçiştirmeler, çocukların kafasında bu tür sorular sormanın yanlış olduğu, ayıp olduğu düşüncesini doğurur. Özellikle 2-3 yaşındaki erkek çocuklar vücutlarını incelerken keşfettikleri cinsel organları ile oynamaya başladıklarında olay ailenin gözünde kabul edilemez bir sorun haline gelir. Çocukların gördükleri tepkiler, kısıtlamalar ve cezalar karşısında öğrendikleri cinsel organlarının kötü bir şey olduğudur. Men edilenin çekiciliğinin arttığını düşünürsek, çocuklar bu incelemelerini ailelerinden gizli yapmaya başlarlar. Bu durumda da hem kendilerinin kötü olduğuna hem de yaptıklarınadan utanmaya ve suçluluk duymaya başlayacaklardır. Ne yazık ki “iyi olmama, kötü olma, suçluluk hissetme” durumu kişi büyüdüğünde, neden hissettiğini bilmese de olaylara bakış açısında, ve onları ele alış biçiminde kendini gösterecek ve ilişkilerinde sorunlar yaşayan bir kişi haline getirecektir. 

Kız ve erkek çocuklar için 3 yaşından itibaren cinsiyetler arasındaki farklar çok çekicidir, ve merak konusudur. “Neden onların pipisi var veya neden yok; neden tuvalete ayakta gidemiyorlar” gibi sorular sormaya başlarlar. En yanlış davranış, ailenin çocuğu ayıplaması ve susturması yada sorularını geçiştirmesidir. Bunun yerine, ailenin sorulara açık ve sade cevaplar vermesi, erkeklerde olduğu ve kızlarda olmadığı anlatılabilir. Bunu bir oyun haline getirip kimlerin kız, kimlerin erkek olduğu sorulabilir. Bu şekilde, çocuk kız ve erkeği sadece pipisinin olup olmadığı ile değil, aynı zamanda görünüşleri itibari ile de değerlendirmeyi öğrenecektir. 

Çocukların nereden geldiğini merak edenlere verilecek cevap, bebeğin anne karnında büyüdüğünü söylemektir. Çok detaylı anlatmak çocuğun aklını karıştıracaktır. Cevap verilmesi zaten çocuk için yeterli bir davranıştır. Bu yüzden anlayamayacağı bilgiler vermek yerine, anlaşılabilir. 1-2 cümle ile konuya açıklık getirmek daha doğru olacaktır. Çünkü çocuklar, 3-4 yaşlarında cinsel ilişkiler konusundan uzaktır. Sorularını tek tek ve aralıklı sorarlar. Çocuğun anne karnına nasıl girdiğini merak eden çocuklaras verilebilecek yanıt, “ana karnındaki bebek tohumlarının büyümesiyle olur” olabilir. 5 yaşından itibaren çocuklar bebeğin oluşumunda babanın rolünü merak etmeye başlarlar. “Bebek tohumlarının biri annede vardır, biri de baba da” demek yeterli olabilir. Bu cevap bir çok çocuk için yeterli olurken, bir çoğu nasıl, nasıl diyerek sormaya devam ederler. Aile şöyle bir açıklama getirebilir: “anne ile baba yatakta beraberken, babadan gelen tohumlar anneninki ile birleşir ve bebek oluşur, büyümeye başlar” diye açıklama getirilebilir. Esas olarak, yanıtlanmayan sorular çocuğu daha meraklı yapar ve araştırmaya iter. 

Bir çok çocuk bu konularla ilgli soru sormaz. Böyle çocuklar genellikle sorularına yanıt bulamadıkları için susan çocuklardır. Oynadıkları oyunlarla sorularına cevap bulmaya çalışırlar. Çocukta cinsel ilgi okul öncesi çağda en yoğun durumundadır. Okulla beraber bu durumda azalma olur. 

Aileleri en fazla rahatsız eden durum 2-3 yaşlarındaki çocuklarının cinsel olarak kendilerini uyarmlarıdır. Genellikle çocuk, utandırılır, ayıplanır, yetmezse cezalandırılır, korkutulur. Bu durum çocukken meme ya da emzik emmemiş çocuklarda daha sık görülür. Emziği zorla elinden alınan çocukta da bu durm sıkça görülmeye başlar. Emziksiz kalmanın boşluğunun kendini uyararak yoketmeye çalışırlar. İlgi azlığı veya yeni bir kardeş doğumu da bu durumu yaratabilir. Dediğimiz gibi verdiğimiz tepkiler çocuğun cinsel ve kişisel kimliğinin gelişiminde büyük rol oynar. Bu yüzden, ne tarz davranacağımızı belirlemeli ve çocuğun sağlıklı olarak gelişimine katkı sağlayacak şekilde davranmaya özen göstermeliyiz. 

Evde bitki ve çiçek yetiştirerek, tohum ekip onların büyümesini göstererek yada balık, su kaplumbağası, kedi, köpek besleyerek, çocuklara çiçeklerin ve hayvanların büyümelerini gösteren kitapları seçip beraber okuyarak, onları dolaylı olarak bilgilendirebiliriz. Aynı zamanda, kitapçılarda çocuğun gelişimi ve cinsel bilgilerin nasıl verilebeleceğini resimlerle anlatan Sistem Yayaıncılığın kitapları mevcut. Çocuğumuzun yaşına uygun olan kitaptan faydalanabiliriz